Bu kitap, beğenerek okuduğum bir kitap oldu, farkındalık duygumuzu geliştirebilecek bir anlatıma sahip. 
Atatürk'ün okuduğunda derhal Türkçeye çevrilsin halkımızı motive eder dediği bir kitapmış.(tabi o zamanlar savaştan çıkmış bir Türkiye var.) Kitap yokluk döneminde aydın görüşlü, her meslekten okumuş insanların desteği sayesinde ülkelerinin kalkınmasından bahsediyor, eğitimin ve umudun birleşimi.. Bir çamur ülkesi dedikleri yeri, zambaklar ülkesine çevirmelerinin hikayesi. Bir ülkenin gelişirken nelere ihtiyaç duyacağı konusunda bilgilendirici, okurken genel kültür açısından da bilgi edineceğimiz, yol gösterici bir kitap olmuş.

 'Kitap bölümler halinde yazılmış ''EĞİTİMCİ MEMURLAR'' bölümünde kişisel olarak dikkatimi  çeken beğendiğim bir nokta oldu'  Aslına bakarsanız her bölümde dikkat çekici noktalar var, ben bu kısmı yazmak istedim..

İlkokula gittiğim dönemlerde, gelişmiş ülkelerdeki insanların memur olmak istemediklerini duymuştum ve “Neden acaba?” diye düşünürdüm. Çünkü bizim ülkemizde memurluk fazlaca rağbet gördüğü için bu durum bana farklı gelmişti.

Bu kitaptaki bir söz, düşüncelerime anlam kattı:
“Artık halk da bilsin ki memurlar, halkın hizmetçileridirler. İş için size müracaat edenlere, sıkıntı veren sinek muamelesi yapmayın.”

Aslında burada, memurların özel sektörden daha iyi olunması gerektiği vurgulanıyor. Doğru olan da bu değil mi? Her zaman halka hizmet edildiğinin farkında olunmalı. Ayrıca örnek olunmalı. Gelişmiş bir toplum olmak istiyorsak, önce örnek olacak davranışları güzelleştirmeliyiz. Yani işimizi severek ve isteyerek yapmalıyız. Bence her işte böyle olunmalı.