Nefes alıp verebilmek bu dünyadaki ilk yaşam belirtimizdir. Yaşam sadece ortamdan konumdan ülkeden mi ibaret? Hayır yaşamın konusu tamamen bizleriz ve bizlerle beraber diğer canlılar aslında. Nasıl mı?
Dünya ya bakarız (bir ağaca bir çiçeğe bir kuşa o an çevremizde ne görebiliyorsak) ne güzel kusursuz bir yaratım dimi! ne güzel de şükür sebebidir ayrıca...
Ve dünyaya verilmiş bir hediye vardır: yaşam. Bu yaşam formu, her türden varlığın yaşamasına izin verir; en farklı tür olan biz insanlara da…
İşte tam da burada olaya dâhil oluruz. Bu farklı yaşam formuna ait canlılar, biz insanlara ilham olur.
BİR hayvanı incelediğimizde, baktığımızda yada bir bitkiyi incelediğimizde, bu dünyada var olabilmek için nasıl çabaladıklarını görürüz.
Onlardan aldığımız bu güç enerjisi bizim de hayatta daha sağlam ve güçlü bir şekilde durmamızı sağlar, sonra biz insanlar birbirimize öğretmeye başlarız bilgi veririz bir şeyler öğreniriz ve bu yaşam formundaki ilham kaynağını geliştiririz.
Yaşam ve ilham arasındaki bağlantıyı da anlarız. Kim bilir, belki de dünyanın daha iyi kalpli, her açıdan daha anlayışlı insanlara ihtiyacı vardır. Sonuçta bize ev olan bu dünya, kendisine gösterilecek saygıyı hak ediyor…
İşte tam da bu yüzden “yaşam ve ilham” diyorum. Bize yaşamın değerini anlamamızı ve yaşama sevincimizi veren bu güzel bağlantı değil mi?
O hâlde, ilham alacağımız güzel günlere ve farkındalıklara!..
Bilgi 1:Esperanto dili; 1887 yılında Polonyalı göz doktoru Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından, herkesin uluslarararası iletişimde bir ülkenin anadiline bağlı olmadan konuşabileceği ortak bir dil olsun düşüncesiyle üretmiş olduğu ve günümüzde en çok tanınıp, konuşulan yapay dil olma özelliğini taşımaktatır.Fakat günümüzde uluslarası dil özelliğine sahip olamamıştır.
Bilgi 2: Grand Türk Adası; zamanında, Karayiplerin Taino halkı yaşıyormuş. Ancak 15. yüzyıl'da Avrupalıların göç etmesiyle halk, tuz madenlerinde çalıştırılarak zamanla yok olmuş. Adını ise adaya özgü Melocactus çiçeğinin Osmanlı feshine benzemesinden almış.
Bilgi 3:Vize uygulaması ilk ne zaman kullanılmaya başlandı?
Dünya genelinde 19. Yüzyıl sonlarına doğru kullanılmaya başlayan uygulama, ilk olarak 1855' te İngiltere'de kullanılmaya başlamış.1914'te 1. Dünya savaşı başlaması sonucu, Avrupa ülkelerinde tam anlamıyla uygulanmaya başlamıştır.
Merhahaba; ben Sinem.. Hazırlık olmak üzere İnsan Kaynakları Yönetimi ve Kamu Yönetimi okudum.Bu bloğu açmama gelirsek Kitap, roman okumayı, birşeyler öğrenmeyi ve paylaşmayı seven biriyim ayrıca bizler yaşamımızın karekterleriyiz ve bir günün öğrettiği çok tecrübe,bilgi oluyor mağlüm teknoloji çağındayız bende bu bilgileri paylaşabileceğimiz bir platform yaratmak istedim :) şahsi fikrim olarak blogger sayfası açmaya karar verip acabamı diye aklından geçirenlere not; düşünmeyin sayfanızı açın insan her türlü ücretici olabilir herkesin elinden geleni farklıdır sonuçta en iyisi olmaya değil var olduğumuzu kendimize kanıtlasak bu bile bizi mutlu ve güçlü yapar!
3 Yorumlar
merhaba sinem. güzel yazıyorsun.. umarım devam edersin yazmaya..
YanıtlaSilMerhaba Mehmet bey, bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim :) paylaşım yapmaya devam edeceğim..
Silgünaydın sinem hanım, güzel ve keyifli bir gün diliyorum...
Sil