Hikâye Kazakistan'da Sarı Özek Bozkırları' nda bulunan Boranlı Köyü'nün sert yaşam koşullarının anlatılmasıyla başlıyor ünlü kahramanımız Boranlılı Yedigey burayı bilindik yer yapan Boranlı İstasyonunda çalışmakta ve birçok şeyi dostum dediği Kazangap'tan öğrenmiştir. Asıl hikayemiz Kazangap'ın ölmesiyle başlıyor diğer kahramanlarda olaya dahil oluyor.
Olay örgüsünün bir diğer hikâyesi ise Nayman Ana Mezarlığı’dır. Bu hikâyede, geçmişte fiziksel işkencelerle hafızaları silinerek köle hâline getirilmeye çalışılan insanlardan bahsedilir. Günümüz versiyonunda ise modern teknolojiyle üstünlük sağlanması; okumuş insanların patron ve işten çıkarılma korkusuyla işkolik birer köleye dönüştürülmeye çalışılması anlatılır. Özel yaşamdan ziyade iş yaşamının önemli olduğu mesajı verilerek, bu düşüncenin bilinçaltına yerleştirildiği vurgulanır.
Yazarımız bunun en güzel örneğini Kazangap'ın oğlu Sabitcan ile anlatıyor. Ayrıca Sovyet Rusya'nın, zamanında Kazakistan halkına yaptığı baskıcı politikları, topraklarını himayesi altına alması, eleştirel bir yaklaşım ile anlatılmış.
Kısacası genel mesaja baktığımızda, insanların kendi kültürel yapılarından, hikayelerinden nasıl uzaklaştırıldığı, fikirlerinin yok sayılması, modern teknolojinin gelişmesiyle insanların daha fazla robotlaştırılması "mankurtlaştırılması" anlatılmakta.
Konu bakımından kitap bilgilendiren mesaj veren okurken gerçekçilik bir anlatım ile iç içe geçmiş bir hikaye diyebileceğiniz bir tarzda anlatıma sahip.. Resimde ki baskısı 406 sayfadır. O zaman keyifli okumalar!..

0 Yorumlar